|

1994 yılında AFSAD’da aldığım temel
eğitimle fotografa başladım.
2003 yılında ilk kişisel sergimi açtım ve şimdiye kadar birçok
karma sergiye katıldım.
Kişisel ve karma saydam gösterileri yaptım. Yurtdışında ve yurtiçinde
birçok yarışmada ödüller ve sergilemeler aldım.
1997 yılında WORLD CUP 1997 THE AUSTRIAN SUPER CIRCUIT WORLD
TOUR
yarışmasında bir fotoğrafım kabul edildi. Bu fotoğrafım aynı
yıl
Museum of Photographic Art (MOPA) (Linz/Austria) tarafından
alındı.
2001 yılında FIAP
(Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu)’nun
AFIAP (Artiste FIAP) unvanını aldı.
2003 yılında İspanyadan
Photografic Society of Gipuzkua bir fotoğrafımı koleksiyonuna
aldı.
2009 yılında FIAP
(Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu)’nun
EFIAP (Excellence FIAP) unvanını aldım.
Usta'nın
TSFM için özel olarak hazırladığı altın bilgiler:
1.
Fotoğraf ve Sanat:
Başarılı bir fotoğraf
nasıl olmalı, bir fotoğraf ne zaman sanat yapıtı olur?
Diğital
teknolojinin her geçen gün fotoğraf çekim işini kolaylaştırmasıyla
beraber, fotoğraf çeken insan sayısını da artırmıştır. Bu durum
görüntü kirliliğine yol açsa da, başarılı fotoğraflar kendini
öne çıkararak diğer görüntülerin zamanla unutulmasına neden olurlar.
Başarılı bir çalışmanın,
öncelikle düşünce alt yapısı ve tekniği sağlam, ışığı ve komposizyonu
ile etkili olmalı. Sinema, Resim, Heykel gibi sanat dallarında
üretilecek esere başlamadan önce bir düşünce boyutu olduğu gibi,
anlık çekimlerle yapılan fotoğraf sanatında da bir düşünce yani
felsefi boyutunun olması gerekir. Fotoğrafçı, taşıdığı kaygıyı
da, çalışmasında fotoğraf diliyle aktarabilmiş olmalıdır. Fotoğraf;
düşünce alt yapısı sağlam, bir yüzey sanatının taşıdığı tüm estetik,
teknik ve kompozisyon değerlerine sahip ve özgün bir çalışma ise
sanat eseri olur.
2. Fotoğraf ve Yaşam:
Fotoğraf yaşamın
neresindedir, neresinde yer almalı, fotoğrafçılara düşen görevler
nelerdir?
Fotoğraf, ilgili ilgisiz,
herkesin yani her nesnenin, her olayın içindedir. Herkes için
aynı şeyi ifade etmiyeceğinden dolayı, bunu öznel olarak yanıtlamam
gerekirse, hayatımın izdüşümü, yani fotoğraf benim hayatımın yansıması
olarak yer almalı. Fotoğrafçılara düşen iki görev vardır. Toplumsal
görevi, günümüzü belgeleyerek geleceğe aktarmak ve bu dal aracılığıyla
yeni ve özgün işler yaparak fotoğraf sanatının niteliğini yükseltmektir.
Bundan sonraki yaşamında değerli usta sanatçımıza
sevgi ve saygılarımızla esenlikler diliyoruz.
Ekim / 2011
http://www.zeynepozcan.net
|